3 Aralık 2008 Çarşamba

Kader Maçı...

Efes Pilsen için Euroleague'de işlerin iyi gitmediğini hemen her maç yazmaya gayret ediyorum. Üstüste alınan mağlubiyetlerden sonra lacivert beyazlı ekip takıma Predrag Drobjnak ve Clifford Hammonds takviyelerini yapmıştı.

Bu akşam 2 galibiyet ve 3 mağlubiyetle 6 takımlı grubunun 5. sırasında bulunan Efes Pilsen için hayati önem taşıyan bir maç oynanacak. Pionir Spor Salonu'nda saat 21:45'te başlayacak olan karşılaşmada Efes Pilsen deplasmanda Partizan Igokea karşısında galibiyet arayacak.

Efes Pilsen bu ligde en az kendisi kadar tecrübeli olan ve her zaman çok zor bir deplasman olarak bilinen Sırbistan'dan galibiyetle dönerse hem olası galibiyet eşitliğinde rakibine üstünlük sağlayacak hem de kaybettiği özgüvenini yeniden kazanacak. Her anlamıyla çok önemli olan bu karşılaşmada Efes Pilsen'e sonsuz başarılar diliyorum...

Berlin'de Son Tango...

UEFA Kupası'nda grubundaki son maçını bu akşam oynayacak Galatasaray. Saat 21:45'te İtalya Futbol Federasyonu'ndan Nicola Rizzoli'nin yöneteceği karşılaşmaya sarı kırmızılıların:

Morgan De Santis
Emre Aşık
Servet Çetin
Sabri Sarıoğlu
Hakan Kadir Balta
Fernando Meira
Mehmet Topal
Arda Turan
Harry Kewell
Cassio Lincoln Soarez
Milan Baros

onbiriyle çıkmasını bekliyorum. Ayhan Akman cezalı, Ümit Karan ise sakat olduğu için bu karşılaşmada forma giyemeyecekler.

Galatasaray'ın Hertha Berlin'le en son oynadığı karşılaşma 1999 yılının son günlerindeydi. Almanya'dan 4-1'lik skorla galip ayrılan Galatasaray UEFA Kupası'nı kazanacağı yolda belki de ilk adımını bu karşılaşma ile atmıştı. Galatasaray kazanması halinde grup liderliğini garantilerken, kaybetmesi halinde ise çok zayıf bir ihtimal olsa da gruptan çıkma şansını tehlikeye atacak. Temsilcimize bu karşılaşmada başarılar diliyorum...

B GRUBU:

1- Galatasaray : 6
2- M.Kharkiv: 4
3- Olympiakos: 3
4- H.Berlin: 2
5- Benfica: 1

Klas Jan-Huntelaar Real Madrid'te...

Hollanda futbolunun son dönemde yetiştirdiği en etkili forvet oyuncularından Huntelaar. Groningen'de parladıktan sonra Ajax'a kapağı atması uzun sürmedi. Mükemmel gol performansına devam edince de Hollanda Milli Takım formasını sırtına geçirdi. Adı uzun süredir Real Madrid ile anılan 25 yaşındaki oyuncunun transferi bugün gerçekleşti ve Klas Jan-Huntelaar 20 milyon euro karşılığında Real Madrid'e geçti.

Transferin geçerli olması için tabi ki Ocak ayının beklenmesi gerekiyor. Kontratın uzunluğu ise 2012-13 sezonunun sonuna kadar olacak.

Ajax'ta oynadığı dönemlerde Lig Tv'de ne zaman Avrupa'dan Futbol programına denk gelsem hemen her maç attığı gol ya da gollerle dikkatimi çeken, bir hücum oyuncusunda olması gereken hemen her özelliğe sahip bana göre tam Real Madrid'in istediği özellikte bir oyuncu. Yıldızı çok daha fazla parlayacaktır. Futbol sahalarındaki lakabının da ''Hunter'' olduğunu söylememe gerek yok herhalde ismine baktığımızda...

2 Aralık 2008 Salı

Fırtınalar Kopacak!

Sadettin Saran ile Aziz Yıldırım'ın arası bir nedenle açılmıştı vakti zamanında. İş çığrından çıkıp Sadettin Saran'ın kulüpten ihracına kadar yürüdü gitti. Saran ihraç olmamak için çok uğraştı, mahkemelere gitti ve en sonunda başardı. Kadıköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesi Fenerbahçe Spor Kulübünün aldığı ihraç kararını bozdu ve Sadettin Saran'ın kulüp üyesi olduğunu ilan etti.

Sadettin Saran'ın Fenerbahçe başkanlığı için kurduğu hayalleri bilmeyen yok ama açıkçası kulüp içinde yeteri kadar destekçisi var mı bilmiyorum. Kulübün sportif anlamda kendi çıtasına göre başarısız günler geçirdiği dönem de Sadettin Saran için bir şans aslında. Aziz Yıldırım muhalifleri yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlamışken tam da istedikleri bir lider gibi duruyor Saran.

Bence Aziz Yıldırım'ın kulübün başkanlığını bırakması Fenerbahçe için pek hayırlı sonuçlar doğurmaz zira Aziz Yıldırım'ın kulübü nereden alıp nereye taşıdığı ortada. UEFA Kupası finalini kulübün imkalarıyla kendi stadına getirmeyi başarmasından, gerek Türkiye'ye getirdiği yıldız oyuncular gerekse vizyonu ve hedefleriyle Aziz Yıldırım'ın yapacağı daha çok iş var Fenerbahçe'de. Tabi Sadettin Saran'ın hedeflerini ve yapacaklarını da bilmek gerekiyor, vaadler doğrultusunda oy toplayan bir ülkede yaşadığımıza göre önümüzdeki seçimde Fenerbahçe Kongresi son derece hararetli konuşmalara sahne olacak buna eminim ancak hem Aziz Yıldırım'ın hem de Sadettin Saran'ın aday olması gerekecek önce...

Fenerbahçe'yi Kadıköy'de Yenmek Kolay!

Bu sözün sahibi ne Kayserispor'un hocası Tolunay Kafkas ne de 4-1 kazandıkları maçta hat-trick yapan golcüleri Julius Aghahowa. Bu sözün sahibi Kadıköy'de 9 yıldır bırakın kazanmayı, berabere bile kalamayan Galatasaray'ın yıldız futbolcusu Arda Turan!!!

Sözün içeriği ise az buçuk şöyle: ''Kadıköy'e çıktığımızda herhangi bir psikolojik sorun yaşamıyoruz, bir baskı hissetmiyoruz ancak bunu hissediyoruz gibi davranılıyor, herhalde böyle düşünenler bu baskıyı hissediyor oysa Fenerbahçe'yi Kadıköy'de yenmek kolay''

Arda Turan birçoklarına göre şu an Türk futbolunun en kaliteli genç yeteneği ve oldukça da istikbal vaadediyor. Profesyonellik anlamında ciddi sıkıntıları var bana göre, gereğinden fazla demeç veriyor, bir de boyundan büyük laflar ediyor. Biraz daha az konuşursa, biraz daha işine konsantre olursa belki birçoklarını ümitlendiren yeteneklerini ilerki yıllarda elit bir Avrupa kulübünün formasıyla gösterebilir ama susması gereken yerde yukarıdaki gibi açıklamalar yaparsa bir arpa boyu yol gidemez...

Fenerbahçe'nin Kontrat Sorunu...

Fenerbahçe'nin son yıllarda kontratı bitince kulübe para kazandırmadan giden epey oyuncusu oldu. Bir çırpıda aklıma gelenler; Serkan Balcı, Rüştü Reçber, Ümit Özat, Tuncay Şanlı, Mehmet Aurelio.

Yeni bir kontrat sıkıntısı ise bu sezon sonu mukaveleleri bitecek oyuncularda yaşanacak gibi görünüyor. Roberto Carlos ile olan kontrat zaten 1 yıl uzatılmıştı ancak geride kalanlar; Deivid, Alex, Lugano, Selçuk ve Volkan gibi ilk onbirin değişmez oyuncuları. İlk çatlak ses Deivid'den geldi ve 2 yıllık kontrat karşılığı 3 milyon euro istedi yönetimden. Deivid'in 3 milyon euro istediği yerde Alex'in kaç para isteyeceğini ise düşünmek bile istemiyorum. Oranlar buna tekabül ederse şayet, Selçuk'ta kapıyı 1,5 milyon euro civarından açacaktır kanımca, Lugano ve Volkan'da mevkileri itibariyle az para kazanmaya mahkum oyuncular olsalar da yabana atılır kontratlar istemeyeceklerdir. Daha önceden kontrat imzalanmadığı için kulüpten ayrılan futbolcuları düşününce sanki kozlar biraz daha futbolcuların elindeymiş gibi geliyor bana. Bakalım Aziz Yıldırım en az şampiyonluk yarışı kadar zor bir dönem olan bu süreci nasıl geçirecek?

Ahmet Çakar'ın Müebbeti Bitecek mi?

16 Kasım 1991 tarihinde oynanan Fenerbahçe Beşiktaş maçı, bu zamana kadar özelliğinden hiçbirşey kaybetmedi. Fenerbahçe 2-1 öndeyken son dakikada Mehmet Özdilek'in şutunu Semih Yuvakuran top filelerle buluşmadan çevirmeyi başarmış ancak maçın hakemi Ahmet Çakar topun tamamının çizgiyi geçtiğine kanaat getirerek gol kararı vermiş ve maç büyük bir hengame altında 2-2 berabere sonuçlanmıştı.

17 yıl sonra gelişen günümüz teknolojisinde Maraton Programı ''piero'' kelimesini futbol literatürümüze sokmayı başardı, artık topun çizgiyi kaç santim geçtiği, ya da dışarda kaldığı dahil olmak üzere rüyamızda göremeyeceğimiz bilgilere ulaşıyoruz. Şansal Büyüka'nın bu pierolar için ''Resmi bir geçerliliği yok, bir takım olasılık hesaplarına göre oluşturulan formüllerle hayali bir hesaplama yapılıyor'' şeklinde bir açıklamasını okumuştum ama iki haftadır topun çizgiyi geçip geçmediğine dair yapılan ''ince hesap'' maçlardan sonra pierolar iyice önem kazandı halkın gözünde.

Ahmet Çakar 6 Pas Programı'nda Şansal Büyüka'ya seslenerek: ''TRT'den görüntüleri iste, pieroya bak bakalım top çizgiyi geçmiş mi geçmemiş mi? Herkes bana bunu soruyor, kurtar beni bu müebbetten'' demişti. Duyduğuma göre Şansal Büyüka bu teklifi kabul ederek maçı TRT'den istemiş. Sonucun ne olacağını açıkçası bende merak ediyorum zira bence top çizgiyi geçmemişti. Pieronun sonucuna göre de yeni bir gündem meydana gelmiş olacak.

Buradan Şansal Büyüka'ya seslenmek istiyorum:

Eeeeeey Şansal Büyüka, 30 Temmuz 1966 yılında oynanan İngiltere - Almanya maçı bir dünya kupası finaliydi. Normal süresi 2-2 sona ermiş, maç uzatmalara kalmıştı. Uzatma dakikalarında İngiltere adına Hurst'un vurduğu şut üst direğe çarpıp çizgiye sekmiş ve hakem gol kararı vermişti. İste görüntüleri SKY TV'den çıkar ortaya top çizgiyi geçti mi yoksa geçmedi mi? Bitsin artık bu müebbet!!!

Clifford Hammond ve Predrag Drobnjak Transferleri...

Efes Pilsen geçen sezon oynadığı play-off yarı finalinde Fenerbahçe Ülkerspor karşısında sürklase olunca varolan kadrosunu neredeyse tamamen sıfırlamış ve bambaşka bir takımla lige girmişti. Ergin Ataman yönetimindeki ekip Beko Basketbol Ligi'nde nispeten tatmin edici sonuçlar almış olsa da Euroleague'de işler iyi gitmeyince lacivert beyazlılar yeni takviyelerde karar kıldılar.

Bu takviyelerin ilki hepimizin yakından tanıdığı Sırp oyuncu Predrak Drobnjak. Neredeyse Türkiye'de büyüdü diyebileceğimiz bu oyuncu Mario Kasun'un sakatlığının çok uzun süreceğinin açıklanmasından sonra pota altına yapılan bir takviye oldu. Geçen sezon yine Ergin Ataman'ın çalıştırdığı Beşiktaş Colaturka'da forma giyen Sırp oyuncunun transferi zaten sezon başından beri hep gündemde olduğu için bir sürpriz değil.

Asıl sürpriz transfer ise Darüşşafaka'nın oyun kurucusu Clifford Hammonds'ın transferi oldu. Bu bölgede Ender Arslan, Engin Atsür, Charles Smith ve Milos Vujanic gibi guardlara sahip olan Efes Pilsen sadece Euroleague maçlarında oynatmak üzere Hammonds'ı transfer etti. Efes Pilsen'in gruptaki durumu ve önündeki zorlu maçlar muhtemelen bu transferi yapmaya itti lacivert beyazlıları. İşler gerçekten istedikleri gibi gitmiyor ve bu hafta oynayacakları Partizan maçından mağlubiyetle ayrılmaları durumunda gruptan çıkmaları mucizelere kalacak. Clifford Hammonds ve Predrag Drobnjak ne kadar yardımcı olacaklar bekleyip göreceğiz...

Türk Telekom'u Yendiler...

Geçen sezon play-off finalini oynayan iki takım Fenerbahçe Ülkerspor ile Türk Telekom bu kez normal sezon mücadelesinde karşı karşıya geldiler. Geçen sezonki final serisinde Fenerbahçe Ülkerspor'un en etkili oyuncusu Willie Solomon ile Türk Telekom'un en etkili oyuncusu Khalid El-Amin bu sezon kadrolarında olmayınca maçta biraz ''buruk'' geçti sanki...

Fenerbahçe Ülkerspor son üç maçta sırasıyla önce Efes Pilsen'e ardından Antalya Kepez Belediyesi'ne son olarakta Lottomatica Roma takımlarına mağlup olmuştu. Türk Telekom ise İstanbul'a namağlup ünvanıyla gelmişti. Skorun sürekli ''dengede'' gittiği maçın son dakikalarını daha iyi oynayan Fenerbahçe Ülkerspor karşılşamayı 75-73 kazanarak kötü gidişe güzel bir galibiyetle son vermiş oldu. Oğuz Savaş'ın 17 sayı ve 4 ribaund, Devin Smith'in de 13 sayı 6 ribaund ve 4 asist ile oynadıkları Fenerbahçe Ülkerspor karşısında Türk Telekom adına 20 sayı üreten Michael Wright mağlubiyete engel olamadı. Bu skorla birlikte Türk Telekom sekizinci maçında ilk mağlubiyetiyle tanışmış oldu...

1 Aralık 2008 Pazartesi

Anket Kapandı. Hayal Kırıklığı Yaratan Oyuncu Daniel Güiza...

Hep alt sıra takımlarında forma giyen bir futbolcuydu Daniel Güiza. Murcia ve Getafe kariyerindeki en iyi takımlardı şimdiye kadar. Luis Aragones'in keşfiyle milli takım forması da giymeye başladı. Raul, Morientes, David Villa ve Fernando Torres gibi önemli oyuncuların arasında forma şansı bulup gollerde attı.

Herkesin bildiği gibi patlamayı geçen sezon yaptı ve La Liga'nın gol kralı oldu. 27 gol attı, hem de penaltısız... Avrupa Şampiyonu olan İspanya Milli Takımı'nın kadrosunda da kendine yer buldu ve aldığı sürede de başarılı bir performans sergiledi.

Fenerbahçe ''her sezon en az bir yıldız kampanyası'' kapsamında tam 14 milyon euro ödeyerek transfer etti Güiza'yı ancak Güiza şu ana kadar beklentileri karşılayamadı. Anket Beşiktaş maçından önce başlamıştı, sonucunu ise maçtan sonra açıklıyorum. Beşiktaş maçındaki golü Güiza'nın yeteneğini gösterse de kaçırdıkları olay oldu yine. Kendisi 7 alternatifli ankette oyların %50'sini alarak tam bir hayal kırıklığı olduğunu gösterdi aslında. Emre Belözoğlu 7, Volkan Demirel'de 5 oy aldılar bu anket çerçevesinde. Ben de kendi oy hakkımı Volkan Demirel için kullandım ama iyice bir düşününce 14 milyon euro ödenmiş bir futbolcunun 13 lig maçında 3 gol atmasının pek parlak bir istatistik olmadığı ve anket sonucun da yüzde yüz doğru olduğunu kabul etmem gerekiyor ancak bir soru sormak gerekiyor bu noktada. Asıl hayal kırıklığı Güiza mıdır yoksa O'na 14 milyon euro ödeyen Aziz Yıldırım mı? Bu sorunun cevabı aslında herşeyi çok daha güzel özetliyor bence...

Süleyman Abay'ın Katkılarıyla...

Fotoğraftaki sahneyi bu sezon sıkça yaşadık aslında. Galatasaray'ın rakibi olan takımlar hemen her hafta kritik bir karar sonrası bu şekilde itiraz ediyorlar. Hıncal Uluç'a göre hakemler Fenerbahçe'yi kollayıp Galatasaray'ı ''asmaya'' kalksa da görünen gerçek balçıkla sıvanmayacak kadar büyük.

Kocaelispor karşısında 1-0 gerideydi Galatasaray. Nonda'nın kaleciye yaptığı faul çok barizdi ama hakem es geçti. Konyaspor maçı 1-1 devam ederken Baros altıpasta inanılmaz bir faul yaptı rakibine, devamında Lincoln ofsayttan golü attı ve Galatasaray 4-1 kazandı. Trabzonspor maçında Servet Çetin ''yumrukla'' gol attıktan sonra Arda'nın Servet'e yaptığı ''çaktırma'' mimiği bile herşeyi ortaya koyuyordu. Saydıklarım irili ufaklı hataların yalnızca ''iri'' görünenleri. Son halka ise dün akşam meydana geldi ve Hacettepe'de penaltıya sebep olan ''siyah adam'' yerine maçın hakemi Süleyman Abay ''beyaz adam''a sarı kart gösterdi. Ardından da sarı kart gören beyaz adam ikinci sarı kartla oyun dışı kaldı. Kural hatası falan değil bu, hakem hatası, maçın tekrarlanmasına gerek yok ama MHK'nin birşeyler yapmasına gerek var. Kayserispor - Trabzonspor maçında verilen gol kararıyla maçı kazansaydı bordo mavililer sezon sonuna kadar içimde kalacaktı şu 3 puan neyseki bir yanlış daha yaptı Halis Özkahya, skoru eşitledi de vicdanımız rahatladı.

Galatasaray - Hacettepe maçı için ne söylesek boş aslında. Galatasaray iyi futbol oynuyor, bunu kabul etmek lazım, hücum hattı ne kadar kuvvetliyse savunması da bir o kadar kötü aslında. Bitik Fenerbahçe'den bile 4 gol yerken çok aciz durumlara düştüler. Carlos'un frikiğinden sonra Lugano topa dokunmasa, dokunabilecek en az 3 sarı lacivertli futbolcu vardı, Galatasaray savunmasının önünde. Sandro sadece birini değerlendirebildi bu hataların dün akşam. Zaten bu yüzden 9 puanla sondan birinci sıradalar. Milan Baros'un suskunluğunu ''hat-trick''le bozması da anlamlıdır eminim Galatasaraylılar için ve hiç kuşkusuz Almanya deplasmanı öncesi sarı kırmızılara moral oldu Hacettepe galibiyeti.

Ligin zirvesine iyice yaklaştı Galatasaray ama rakiplerinin saygısını da kazanmalı. Dün gece Lincoln'ün yaptığı ''şov'' hiç hoş bir görüntü oluşturmadı, çokta antipatik durdu. Erdoğan Arıca kendisine ''saygısız'' demekte son derece haklı bana göre...

Derbi Kralı...

Maçtan önceki durum Fenerbahçe için son derece kritikti. Olası bir mağlubiyette Beşiktaş ile arasındaki puan farkı sekize çıkacak ve zirve yarışında büyük bir yara alacaktı sarı lacivertliler. Maça bu bilinçle çıktılar ve kazanmayı başardılar.

Sahaya baştan kötü tercihlerle çıktı Beşiktaş. Duran top uzmanı Tello ile birlikte, dağınık Fenerbahçe savunmasının arasında ''terör estirmesini'' beklediğim Holosko ilk onbirin içinde yoktu. Görüntü daha baştan Fenerbahçe'yi avantajlı kılıyor olsa da bilinen ''isteksizlik'' sarı lacivertlilerin peşindeydi yine.

Ortada başladı karşılaşma, iki takımda kendisine neyin yaradığının, neyi istediğinin farkındaydı. Selçuk Şahin golünü atmayı yine başardıktan sonra üstüste iki garip gol izledik. Halı saha maçı golleri... İlk önce Rüştü başlattı atağı, Ekrem Dağ kesti, Nobre tamamladı ardından atağı Volkan başlattı, bu kez kimsecikler dokunmadı, Güiza mükemmel bir gol vuruşuyla işli bitirdi. Biraz sonra da Bünyamin Gezer Eduard Cisse'yi oyundan atarak Beşiktaş'ın işini bitirdi. Bünyamin Gezer Cisse'yi son derece hatalı şekilde kullandığı kartlarla oyundan atarken, Fenerbahçe'nin de ekmeğine yağ sürmüş oldu.

İkinci devre boyunca 10 kişilik Beşiktaş'ın Fenerbahçe'yi baskı altına almasını izledik. Holosko oyuna girdikten sonra baskı ''bunaltıcı'' bir hal alsa da, Colin Kazım-Richards'ın bencilliği Fenerbahçe'nin yakaladığı kontraatakların golle sonuçlanmasını engelledi.

Bu maç Fenerbahçe'nin ezeli rakiplerine karşı kurduğu psikolojik üstünlüğün avantajıyla kazandığı bir maç gibi durdu. Beşiktaş kazanabilseydi zirve yarışında oldukça büyük bir avantajın sahibi olacaktı, başaramadı. Fenerbahçe kazanarak yarışa katıldı. Bu maçın tek özeti de buydu aslında...

Kan Kaybı Sürüyor.

Trabzonspor'un Fenerbahçe maçı henüz oynanmadan ligin üst sıralarındaki takımlarla oynadığı maçların skorları:

Trabzonspor - Ankaraspor: 2-0
Trabzonspor - Beşiktaş: 0-0
Trabzonspor - Gaziantepspor: 1-1
Galatasaray - Trabzonspor: 3-0
Trabzonspor - Sivasspor: 0-0
Kayserispor - Trabzonspor: 1-1

şeklinde gerçekleşti. 6 maçın ikisi golsüz, ikisi birer gollü beraberliklerle bitirilmiş, bir maç gol yemeden kazanılmış, bir maçta gol atamadan kaybedilmiş. Trabzonspor bu altı maçın sadece yarısında gol atabilmiş ve gol attığı üç takımda üst tarafın en zayıf halkaları görünümünde. Daha zorlu maçlarda ise ya golsüz beraberlikler ya da farklı mağlubiyet alınmış. Toplam 11 puan kaybetmiş Trabzonspor bu karşılaşmalarda. Kayserispor maçına gelene kadar zaten çok parlak olmayan bu performans iyice belirgin bir hal aldı. Kayserispor son haftalarda oynadığı maçları ve aldığı skorları tekzip eden bir hırsla çıktı sahaya ve Mehmet Topuz önderliğinde ilk dakikaları baskılı geçti. Trabzonspor oyunu dengeledikçe pozisyonlar bulmaya başladı ve bunların birinde bana göre yüzde yüz doğru bir kararla bir penaltı vuruşu kazandı. Colman'ın protesto gösterileri altında İstanbul Belediye maçında penaltı vuruşunu Yattara kullanmıştı. Maçtan sonra Ersun Yanal, ''Takımın penaltıcısı Yattara'dır ve Colman o anda bulunması gereken yerde değildi'' demişti. Bu kez penaltıyı Umut kullandı. Hem de ''resmi penaltıcı'' sahadayken. Umut topu direğe nişanladı ve gözler yine Ersun Hoca'ya çevrildi. Ersun Hoca maçtan sonra penaltıcı sayısını ikiye çıkardı ve penaltıcıları Umut ile Yattara olarak ilan etti. Umarım önümüzdeki hafta kazanılacak olası penaltıyı Song kullanmaz zira penaltıcı sayısı gitgide artıyor takımda!

Penaltı kaçtıktan sonra, Mehmet Topuz çok müsait pozisyonda topu direğe nişanladı ve devre golsüz berabere bitti. İkinci yarıya daha iyi başlayan Trabzonspor Umut'un aşırttığı topta yardımcı hakemin verdiği ''garip'' gol kararıyla 1-0 öne geçmeyi başardı. Geçen hafta Beşiktaş seyircisinin ''bela okuduğu'' çizgiyi geçen topa gol verilmemişti. Bu kez top daha çizgiye varmadan gol kararı çıktı. Bunun standardı olmalı artık. Yardımcı hakemlere çizgiyi geçen topun gol, geçmeyenin gol olmadığını izah edebilecek yetenekte bir hakem hocası devre arasında eğitim vermeli ancak bu hoca Erman Toroğlu olmamalı!!!

Halis Özkahya muhtemelen tereddüt geçirdiği gol kararından sonra Cale'nin Cangele ile olan ikili mücadelesini penaltı olarak yorumlayıp, maçın hakemlerinin genel yanlışlarına bir yanlış daha ekledi ve Mehmet Topuz'un penaltı golü skoru belirledi.

Trabzonspor ''dişli'' rakiplerle oynadığı maçları kazanamıyor ancak kaybetmiyorda... Ligin 3 puan farkla zirvesinde ve orada kaldığı sürece sorun yok. Asıl sorun bu hafta Kocaelispor'a puan kaybedilirse yaşanacak, şimdilik sorunları halının altına süpürmeye devam ediyoruz...

Turkcell Super Lig 13. Hafta Toplu Sonuçlar ve Genel Görünüm

TOPLU SONUÇLAR:

Kayserispor - Trabzonspor: 1-1 (M.Topuz/Umut)

Sivasspor - Gaziantepspor: 3-0 (M.Yıldız-pen-,Balili,Musa)

Ankaraspor - Ankaragücü: 0-1 (Mehmet Yılmaz)

Eskişehirspor - Denizlispor: 4-3 (Vucko,Anderson-2-,Youla/Roberts,Caner,Selahattin)

Fenerbahçe - Beşiktaş: 2-1 (Selçuk,Güiza/Nobre)

Bursaspor - Antalyaspor: 1-1 (Mustafa Sarp/Orhan Ak)

Kocaelispor - Konyaspor: 3-0 (Ahmet Dursun,Bülent,Taner)

Gençlerbirliği - İstanbul B.Şehir Bel.: 0-0

Galatasaray - Hacettepe: 3-1 (Baros-3-/Sandro)

HAFTANIN TAKIMI: Fenerbahçe

HAFTANIN FUTBOLCUSU: Milan Baros

HAFTANIN GOLÜ: Caner Celep (Eskişehirspor - Denizlispor)

PUAN DURUMU:

1- Trabzonspor: 28
2- Beşiktaş: 25
3- Sivasspor: 25
4- Galatasaray: 24
5- Fenerbahçe: 23
6- Ankaraspor: 23
7- Kayserispor: 20
8- Bursaspor:18
9- Gaziantepspor: 18
10- Eskişehirspor: 16
11- İstanbul B.Şehir Bel.: 16
12- Konyaspor: 15
13- Ankaragücü: 14
14- Denizlispor: 14
15- Antalyaspor: 11
16- Gençlerbirliği: 11
17- Hacettepe: 9
18- Kocaelispor: 9

GOL KRALLIĞI:

10 GOL: Mehmet Yıldız
8 GOL: Milan Baros
7 GOL: Marcio Nobre, Mehmet Çakır

GELECEK HAFTA:

Denizlispor - Fenerbahçe (Cuma 20:00 LİGTV)
Hacettepe - Gençlerbirliği (Cumartesi 14:00)
Gaziantepspor - Kayserispor (Cumartesi 14:00)
Antalyaspor - Eskişehirspor (Cumartesi 14:00)
Beşiktaş - Ankaraspor (Cumartesi 19:00 LİGTV)
İstanbul B.Şehir Bel. - Sivasspor (Pazar 14:00)
Konyaspor - Bursaspor (Pazar 14:00)
Trabzonspor - Kocaelispor (Pazar 15:00 LİGTV)
Ankaragücü - Galatasaray (Pazar 19:00 LİGTV)

GENEL BAKIŞ:

Trabzonspor'un puan kaybetmesine rağmen ikinci sıradaki rakibiyle arasındaki puan farkını arttırdığı 13. haftanın derbi maçında Fenerbahçe Beşiktaş'ı mağlup ederek, zirve yarışına yeniden dahil oldu. Galatasaray Milan Baros'un ''gol'' performansıyla eksik Hacettepe'yi geçerek, zirve ile arasındaki puan farkını dörde indirdi. Sivasspor evindeki galibiyet serisini Gaziantepspor karşısında da sürdürerek sahadan rahat bir galibiyetle ayrıldı ancak attıkları ilk goldeki verilen penaltı son derece ''ucuz'' kaçtı. Ankaraspor üstüste ikinci mağlubiyetini birleşmeyi düşündüğü rakibi Ankaragücü karşısında alarak sıralamada Fenerbahçe'nin altına düştü. Bursaspor kendi sahasında Antalyaspor'u yenemezken, ligin renkli takımı Denizlispor geçen hafta geriden gelip 4-3 kazandığı maçtan bir hafta sonra bu kez 3-0 öndeyken Eskişehirspor'a 4-3 mağlup olmaktan kurtulamadı. Ligin en altındaki Kocaelispor yenilmezlik serisini 3 maça çıkararak Konyaspor'u farklı mağlup etti. Kritik durumdaki iki takımın oynadığı maçta Gençlerbirliği ve İstanbul Büyükşehir Belediyespor birbirlerine gol atamayınca iki takıma da yaramayan bir skor ortaya çıktı. Ligin altında ufak kopmalar olsa da her takım hala savaşın içerisinde ve kimin düşeceğini kestirmek zor. Zirve ise yine dört büyükler ve Sivasspor olarak ilk yarının sonuna gelmeden birleşip, hevesimizi kursağımızda bırakmış oldu. Rekabet yine 4+1 takım arasında yaşanacak gibi gözüküyor...

12. Hafta Toplu Sonuçlar ve Genel Görünüm için tıklayın

Skor Tahmin Oyunu 13. Hafta Sonuçları

BU HAFTA PUANLAR:

HAKAN DEMİREL: 26

MURAT YILMAZ: 24

TOLGA ŞENER: 19

BALTHAZAR: 14

YAVUSS: 12

OMANİM: 5

FARUK TURUTOĞLU: 4

GENEL PUAN DURUMU:

TOLGA ŞENER: 137

HAKAN DEMİREL: 122

BALTHAZAR: 112

MURAT YILMAZ: 100

YAVUSS: 93

FARUK TURUTOĞLU: 61

OMANİM: 61

NOT: Omanim, 61. dakika kutlamamız hayırlı olsun, kanımızda var işte ne yapalım...

13. Hafta tahminleri için tıklayın

12. Hafta sonuçları için tıklayın